Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in Amacı Nedir?
Türkiye’de günümüzde yavaş yavaş gelişen bir akım vardı, şu günlerde MEB Bakanı Yusuf Tekin’in İslamcı ideolojisine uygun ve gelişmeleri sesiz kalması bir yana destek vermesi ile bir daha dönülmez yola girerek tam manasıyla bir Orta Doğu ülkesi, daha da kötüsü bir Afganistan olma yolunda ilerliyor.
Bunlar sinsice Türkiye’nin her bölgesine sinsi bir biçimde MEB’in desteği ile yayılmaktadırlar. Bunlar Türkiye’yi “kafir devlet” iddiasıyla, camilerde namaz kılmazlar, kendilerinin toplanabildiği camilerde propaganda ve namaz için kullanırlar.
Türkiye için tehlike çanlarının çalmasıdır…
İstanbul Arnavutköy Necip Fazıl Kısakürek Okulunda Tevvit ve Sünnet Cemaati selefi anttı okutuldu. IŞİD ideolojisiyle yargılanıp tahliye edilen Halis Bayancuk’tur bu işleri organize eden. Geç kalınmadan, ülke Afganistan’a dönüşmeden yolunu kesmek için demokrat, laik cumhuriyeti korumak için yurtsever cumhuriyetçiler birleşmelidir. Değilse bunlar her gün, iktidardan aldıkları güçle adım adım yol alıyorlar.
Resme bakar mısınız? Van’da kurulan Türkiye’nin ilk “Şeriat Derneği” hizmete girdi diye alt yazısı var. O yazı devam ediyor: Türkiye Şeriat Derneği Başkanı Recep Çalışkan diyor ki, “Zorla da olsa insanların şeriatı tanıması konusunda çaba göstereceğiz” diyordu. Van’dan sonra bunlar İzmir’de de yasalara rağmen “Şeriat Dernekleri” kurmaktadırlar, yasalar bunlara göz yumuyor, hatta desteklemektedirler de. Kimse bir şey yapamıyor, yapanlar ise derhal tutuklanıyor, herkesi korku sarmış!
Bunlar, “Türkiye İslam ülkesi değildir, Türkiye Cumhuriyeti kafir bir devlettir, İslamlaştırılması gerekir” diyenler, okulları ele geçirmiş, etki kara yobazlık propagandası yapar durma getirilmişlerdir. Bunlar sinsice Türkiye’nin her bölgesine sinsi bir biçimde Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin emrindeki MEB’in desteği ile ülke geneline yayılmaktadır. Bu yayılma Türkiye’de gericiliğin, Afganistan gibi olmanın çan sesleridir.
Bütün yasalar tek adam elinde, istediğini yaptırabilecek güce sahip…
Eşitsizlik, adaletsizlik, yandaş kayırmacılığı, yandaşa cezasızlık, muhalefet edenleri içeri atarak sorgusuz sualsiz cezalandırma, yani hesap sormak muhalefete, yandaşa kolaylık, kayyumlar muhalefete ve kök söktüren hesap sormalar yine muhalefet.
Doğa katliamları, zengin maden yataklarının, yolların, köprülerin pazarlanması, gerici kuşatma ile çocukların zihinlerine yobaz fikirler ile tecavüz etmelere sürmektedir.
Bu gelişen toplumda tartışma yaratan bu olaya Recep Erdoğan diyor ki, “Okul bahçelerinde yavrularımızın ilahi söylemesinden kimse rahatsız olmamalı. Hayırdır? Çocuklarımızın namazı, orucu öğrenecek olması sizin neden rahatsız ediyor? Laiklik kavramının arkasına saklanmaktan vazgeçin.” diyebildi…
İDDİALARA GÖRE YASALAR ÇİĞNENEREK OKULLARA SIZAN GERİCİLİK
İktidarın ve onun Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in laikliğe aykırı gerici uygulamaları okullarda gerici dernekler ile bağlantılı olarak söz sahibi olduğu etkinliklerle küçük çocukların zihinlerine işletilmesi yaygınlaşıyor. Halktan gelen tepkiler üzerine Tekin, uygulamaların “laikliğe aykırı olmadığı” doğrultuda savunma yapıyor.
Millî Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) yayımladığı ‘Ramazan Genelgesi’ ile okullardaki gerici uygulamalar sürüyor. Başında “Milli” olup, “Milli” olmayan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ise göreve geldiği günden beri ilk yaptığı iş, laikliği hedefine koymuş gibi yemin ederek göreve gelmiş gibi, uygulamalar ön çıktıkça daha gerçekler görünür oluyor. Bunun en son örnekleri 2026 Ramazan orucu ile başlaması, okulda ilahiler ile başlayan oruç, namaz, sadaka üzerinden çocukların beyinleri birçok hurafe bilgiler ile yıkanmaktadır.
İstanbul’daki Necip Fazıl Kısakürek İmam Hatip Ortaokulu bünyesindeki çocuklara Anayasaya ve laikliğe aykırı olarak, “Tevhit ve Sünnet Cemaati” yemini, öğrencilere okutulmuştur. Halktan gelen tepkiler üzerine, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü bu konuda söz konusu videonun okul idaresinin bilgisi dahilinde çekildiği konusunda bir açıklama yapıyor ve ardından ise konuyla ilgili soruşturma başlatıldığını belirtiyor.
Okul içini ne duruma getirmişler, sanki Arabistan Pazar yeri gibi…
Eleştiri alan Bakan Yusuf Tekin bu konuda yandaş TV Kanlı A-habere çıkarak konuşma yapıyor ve uygulamaların “laikliğe aykırı olmadığını” savunuyor. Tekin’e şu soru soruluyor: “okullardaki ramazan etkinlikleri görüntülerine ilişkin eleştirilerin olup olmadığının sorusu üzerine ise, “pedagojik ve akademik açıdan ciddiye alınabilecek nitelikte bir eleştiriyle karşılaşmadığını” iddiasında bulundu.
Okullarda yaşanan gelişmeler bununla da sınırlı değildi…
Ayrıca İstanbul Beşiktaş’ta bulunan Şair Nedim Ortaokulu’nda Okul Müdürü tarafından velilere gönderilen mesajda, velilerden “Ramazan yardımlaşması” adı altında “Sizlerin de desteğiyle bu kutsal ayın bereketini etrafımızda ulaşabildiğimiz herkese taşımak istiyoruz. Yaptığımız tüm iyilik, güzellik ve yardımlar biliyoruz ki hem bu dünyada hem öbür dünyada bizlere yine iyilik, güzellik olarak geri dönecektir. Okul aile birliği bağış hesabımıza yapacağınız bağışlarla sizler de Ramazan’da bir çalışan personelimize, okuyan bir öğrencimize yardımda bulunabilirsiniz” deniyordu.
Bu olumsuz gelişmelere karşı bir veli tepki kor ve ifadeye çağrılır…
Olay, Kocaeli’nin Derince ilçesindeki Çenesuyu Ortaokulu'nda teneffüs zilinin değiştirilerek “Kâbe’de Hu der” ilahisi okutulmaya başlanır. Buna tepki koyan veli okul bahçesinde demokratik bir hak olarak konuşur. Bu videolu konuşmasından sonra Soner Akbal karakola ifadeye çağrılır.
Veli Akbal, videonun ardından tehdit ve hakaretlere maruz kalır…
Akbal, “Videoda kullandığım ‘kanunsuzluk’ ifadesi (bazı yobazlıkta sınır tanımayan) insanlar tarafından ‘namussuzluk’ sözcüğünü kullandığım düşünülerek yansıtılmış. Ancak ben bu olayın kanunsuz olduğunu söyledim ve hâlâ da bunu savunuyorum. ‘Burası tarikat ya da dergâh değil’ demek isterken Kâbe demem doğru değildi. Fakat ben okuldaki laiklik karşıtı uygulamalara tepki gösterdim. Eşit yurttaşlığı savunuyorum. Bu okulda farklı mezhep, farklı inanca mensup veya hiçbir inanca inanmayan kişiler var. İlahiler dinimizin bir parçası ancak ilahinin dinleneceği yer okul değil” diye konuşur.
Çocuğunun okulunda “Kâbe'de Hacılar” ilahisinin zil sesi yapılmasına tepki gösteren Akbal’ın, videoda Kocaeli’nin Derince ilçesindeki Çenesuyu İlkokulu’nun bahçesinde okul Müdürü Cüneyt Dağ ile yaşadığı tartışmayı görüntülemişti. Akbal o videoda, zil sesinin ilahi bir sese çevrilmesine tepkisi okul müdürüne: “Bu yaptığın kanunsuzluk. Böyle bir parçayı zil sesi yapamazsınız! Siz bir eğiticisiniz, çocukları böyle bir durumda bırakamazsınız. Madem öyle, 12 İmamlar orucunda veya diğer önemli günlerde de aynı hassasiyeti gösterecek misiniz?” diye sesleniyordu. Okul yönetimi gelen tepkiler üzerine zil sesini değiştirdi.
Karakolda sorgulama sonrası ise konuşmasında Veli Soner Akbal: “Eşit yurttaşlığı savunuyorum. Ben okuldaki laiklik karşıtı uygulamalara tepki gösterdim. Okulda farklı mezhebe, farklı inanca mensup veya hiçbir inanca inanmayan kişiler var. İlahiler dinimizin bir parçası ancak ilahinin dinleneceği yer okul değil.” Diye tepkisini koyuyordu.
Soner Akbal’ın 4’üncü sınıfta okuyan bir öğrencinin babası olduğunu belirten veli, cep telefonu kamerasıyla kaydettiği görüntülerde okul müdürü ile tartışma yaşadı.
29 ŞUBAT 2026 Selman Zebil